01 Kasım 2013

Çifte kölelik kıskacı

Burjuva hükümetin “kadın istihdamını arttırma” demagojisiyle hazırladığı paket bu ay Meclis’e getirilecek

Çifte kölelik kıskacı
Burjuva hükümetin “kadın istihdamını arttırma” demagojisiyle hazırladığı paketin bu ay Meclis’e getirilmesi bekleniyor. Paketin içeriği; özelde sınıfın kadın yarısına genelde de bütününe neler getirdiği, dahası neleri götüreceği de giderek netleşiyor. Bu netleşmenin en özet ifadesiyse Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in, “Özel sektöre ekstra yük getirmiyoruz. Onların işini kolaylaştıracak katı çalışma hayatından esnek çalışmaya geçilecek” sözleri oluyor.

Bildiğimiz gibi burjuvazi kadın emek gücünü daha kitlesel biçimlerle üretime çekmeyi her zaman ister. Bunu ona çocuk bakımını, ailenin yükümlülüklerini de yükleyerek yapmak ister. O nedenle emeğin yeniden üretimi için (çocuk ve ailenin bakımı) gerekli emekgücünü de karşılığını ödemeden kadına yükler. Onun için makbul olan kadının dışarda ucuzun da ucuzu bir ücretle çalışması, ama emeğin yeniden üretimi için gerekli emekgücünü de karşılıksız sunmasıdır. Kısacası evde de dışarda da köleliğe rıza göstermesidir. Bu nedenle de parasız kreş ya da ayları bulacak ücretli doğum izinleri gibi ek “külfetler” burjuvazi için kabul edilebilir değildir! OSB’leri kreş ağıyla örme yaygarasının bu açıdan maddi bir karşılığı zaten yoktu, fakat doğum izinleri üzerinden dönen tartışma bu gerçeği çarpıcı biçimiyle teyit etti! Burjuvazinin hayali, kadın emeğini, doğurganlığını, kısacası kadına dair her şeyi sonuna kadar soğurmak, soğurmaktır!

Ayrıca kadın emeğinin kapitalist üretime daha kitlesel biçimlerde çekilmesini, emek piyasasının bütününün ücretli köleliğin daha ağır biçimlerine sürüklenmesinde önemli bir baskı aracı olarak görür. Ezeli hayali, kapitalizmin tarih sahnesine çıktığı ve proletaryanın henüz bir sınıf gibi hareket etmeyi öğrenemediği 1800’lerdeki vahşi kapitalizm dönemidir! O yıllarda kadın emeğinin nasıl soğurulduğunu ve bunun emeğin geneli açısından kölelik koşulları üzerinde nasıl bir baskılanma oluşturduğunu biliyoruz.

Aslında işçi olsan da…
Kapitalizm şimdi aynı koşulları 21.yüzyıla taşıma peşinde. Sınıfın kanıyla-canıyla elde ettiği kolektif kazanımları gaspetmekte son 30 yıldır aldığı yolu daha büyük adımlarla tamamlama peşinde. Kadın emeğinin daha kitlesel biçimlerde kapitalist üretime çekilmesi hayalinin gerçekleşmesini, aynı zamanda bunun vesilesi yapmak istiyor. Kadın istihdamını arttırmaya dönük düzenlemeler içerdiği söylenen paket özü itibariyle bunun ifadesidir.

Paket, kadını evde emeğin yeniden üretimini gerçekleştirmekten de alıkoymayarak, dışarda, kuralsız-belirsiz-esnek bir çalışmayla ilişkilendirmek için bulunmuş parlak formüller demetinden oluşuyor. Çağrı üzerine çalışma, evde iş yapma, part-time modelleri çeşitlendirme… gibi biçimleri içeren paketle; kadını hem çocuk doğrumaktan, hem ailenin bakımını üstlenmekten alıkoymadan bir de kapitalist piyasanın kuralsız işleyişinin parçası haline getirmek, daha da ötesi kuralsızlığı derinleştirecek bir araca dönüştürmek hedefleniyor.

Burjuva hükümet temsil ettiği sınıfın kolektif çıkarlarını, gelecek hesapları da yaparak paketteki biçimiyle formüle ediyor! Emek ordusunun sürekliliğinin garantiye alınması zorunluluğuyla (çocuk doğurmak, proletarya ordusunu her daim genç tutmak); ucuzun da ucuzu olan kadın emeğini sonuna kadar sömürmek arasındaki çelişkiyi bu formüllerle aşmaya çalışıyor. Ayrıca kadının üretim içinde kazanacağı nispi özgürleşmeyle oynayacağı toplumsal rollerin de önünü kesme hesapları yapıyor. Çünkü sözü edilen formüller kadını sömürünün parçası yapsa da; bu, konulan kısıtlarla görünmez hale getiriliyor. Kadının üretim alanında kazanacağı özgüven ve bir sınıfın parçası olduğu bilinci, sayısız perdeyle kapatılıyor. Böylece hem kapitalist sistemin temel direklerinden olan aile içindeki konumu korunuyor hem de kadının doğurganlığının garantisi sağlanmış oluyor. Kısacası burjuva hükümet, sınıfı açısından çelişkiyi gerçek bir cambazlıkla aşmış oluyor!

Kölelik bürolarına sözleşme yetkisi!
Kadın istihdam paketinde sadece kadının çifte köleliğinin garantiye alınmasıyla yetinilmiş değil, paket, işçi sınıfının bütününü daha ağır kölelik koşullarına sürükleyecek zokalarla dolu. Bu paket, kölelik bürolarına daha geniş bir serbestlik alanı kazandırmanın vesilesi oluyor. Yıllardır parça parça yapılan düzenlemelerle daha bir görünür kılınan, fakat sözleşme yapma yetkisi bir türlü resmileşemeyen kölelik büroları, bu paketle birlikte bu yetkiyi de alıyor. Kadın emekgücünün vahşice soğurulması için toplumsal rızaya sunulan çalışma biçimleri, tüm bir emekgücü piyasasını esnekleştirmenin-kuralsızlaştırmanın aracı kılınıyor.

İşçi sınıfı bu pakete en başta kolektif kazanımlarından elinde kalanları da gözüdönmüşçe gaspedecek bir saldırı stratejisi olarak bakmalı, onun bu özünün şu ya da bu demagojiyle perdelenmesine göz yummamalıdır. Keza paket, sadece kadını içerde ve dışardaki köleliğini derinleştirmiyor, sınıfın tümünün daha vahşice sömürülmesinin bir basamağı kılınmaya çalışılıyor!

Sınıf bu paketi parasız kreş hakkı, ücretli doğum izinleri, iş güvencesi-tam zamanlı istihdam, eşit işe eşit ücret ve insan onuruna yaraşır çalışma koşulları talebiyle reddetmeli; proletaryanın kadın bölüğünün sorunu darlığında değil, emeğin yeniden üretiminin maliyetini de burjuvazinin üstleneceği toplumsal bir mücadele konusu haline getirmelidir! Bunu, kölelik bürolarının kapısına kilit vuracak sembolik kazanımların vesilesine dönüştürmelidir.

RSS

Korku dağları bekler

Korku dağları bekler

Burjuvaziyi faşist devlet terörünü güçlendirip boyutlandırmaya zorlayan asıl etken ve dinamikler daha derinde...

 

Yedikule zindanlarından günümüze

Yedikule zindanlarından günümüze

Yasalar değişiyor, hapishane adları-harfler değişiyor, yeni hapishaneler yapılıyor ama zindan hep zindan. Devlet hep ceberrut

 

Kadının beyanı

Kadının beyanı

Siyaset ve erkek yargı “hak etmiş” kadınları duymadı bugüne kadar...

 

Taksim, yine...

Taksim, yine...

Bugünkü Taksim eylemi de kitle direngenliğiyle akıllara kazındı. Taksim'i, İstiklal'in tüm ara sokaklarını ablukaya almasına rağmen direnişi kıramadı!

 

Ukrayna ne anlatıyor?

Ukrayna ne anlatıyor?

Ukrayna, “uzakta” olup biten bir 'dış haber' gözüyle görülmemeli!..