03 Kasım 2013

“Sermayenin bugünkü adı AKP'dir”

DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu ile 'Kadın İstihdam Paketi'ne ilişkin bir röportaj yaptık

“Sermayenin bugünkü adı AKP'dir”
Arzu Çerkezoğlu ile Kadın İstihdam Paketi'ne ilişkin bir röportaj yaptık

Alınteri: Arzu hanım, “Kadın İstihdam Paketi” aslında çok geniş kapsamlı bir paket. Bu konudaki görüşlerinizi bizimle paylaşır mısınız?
Arzu Çerkezoğlu: “Kadın İstihdam Paketi” hükümetin emeğe dönük kapsamlı bir saldırısıdır. Hükümet, sermaya iktidarı, işçi sınıfının en temel hakkı olan kıdem tazminatını ortadan kaldırabilmek için taşeron yasası çıkarmaya çalışıyor, ülkeyi taşeronlaşma ve özel istihdam projesiyle tam bir köle pazarına çevirmek istiyor... Bu paketi de bu kapsamda değerlendirmemiz gerekiyor,

İstihdam paketi sermaye için ucuz işgücü demektir. Kadınları daha fazla ucuz işgücü olarak piyasaya sürmek istiyorlar. Bunu yaparken birtakım teşviklerle birlikte, “üç çocuk-beş çocuk” doğurmasını isteyip, 20 yıl sonrasındaki ucuz işgücünü garanti altına alırken, bugün de kadının emeğini daha ucuza satmasının olanaklarını yaratmaya çalışmaktadırlar kendilerince!..

Paket kapsamında görebildiğimiz kadarıyla; özellikle şunu da söylemek gerekir ki, istihdam paketi, henüz sosyal taraflara, kitlelere, kadın örgütlerine ulaşmış değil. sadece Çalışma Bakanı'nın ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı'nın beyanlarından, zaman zaman söylediklerinden öğreniyoruz yapılmak istenenleri. Doğum izninin bir miktar arttırılması, doğum sonrası kadınların yarı zamanlı çalışması, 'Özel İstihdam Büroları' aracılığıyla kadınların çalıştırılacağını Çalışma Bakanı doğrudan kendisi söyledi. Bütün bunlara baktığımızda paketin ayrıntılarını bilmemekle birlikte, bize sorulmadan hazırlanıyor bu paket. Kadın emeginin ucuz bir şekilde piyasaya sürülmesinin hedeflendiğini görüyoruz

Alınteri: Üniversite öğrencilerinin evliliğe teşvik edilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Arzu Çerkezoğlu: Kadın düşmanlığı... AKP'nin neoliberal gerici rejiminin esasında kullandığı işlerden biri: Kadın düşmanlığı. Her alanda kadını geriye iten politikalarının ürünü. Eğitim alanında da yaşamın tüm alanlarında bu böyle, üniversite öğrencilerine dönük bu öneriler de bunu gösteriyor. Üniversite öğrencisi kadınları aslında eğitim sürecinden koparmak, evliliğe zorlamak, çocuk sahibi olmaya zorlamak gibi hedefleri var. Ayrıca yine basından öğrendiğimiz kadarıyla, evlenenlere kredi verilmesi, bir yıl içerisinde çocuk sahibi olurlarsa kredi ödemelerinin geçiktirilmesi gibi, aslında kadınları çocuk yapmaya, aileye bağımlı hale getiren, çalışma hayatından kopartan eve hapseden zihniyetin, AKP gericiliğinin, tüm yasa tasarılarının, tüm paketin, önerileri bu gericilikle harmanlanmış olduğunu görüyoruz.

Alınteri: Özelleştirmeler, taşeronlaştırma, özel istihdam stratejisi, istihdam paketleri hep son 11 yıl içinde değerlendiriliyor. Aslında bunların temelleri daha önceki yıllara dayanmıyor mu? Bunların temelleri 24 Ocak Kararları, 12 Eylül askeri faşist darbesiyle atılmadı mı?

Arzu Çerkezoğlu: Türkiyede bir sermaye iktidarı var. Sermaye iktidarının bugünkü adı AKP. Bir de kurucu olması açısından özellikle AKP diyoruz. Yaklaşık 30 yıldır devam eden bir süreç ama AKP iktidarı dönemi neoliberal rejimin inşasında özel bir dönemdir. Ve sermayenin bugünkü adı AKP'dir

RSS

Korku dağları bekler

Korku dağları bekler

Burjuvaziyi faşist devlet terörünü güçlendirip boyutlandırmaya zorlayan asıl etken ve dinamikler daha derinde...

 

Yedikule zindanlarından günümüze

Yedikule zindanlarından günümüze

Yasalar değişiyor, hapishane adları-harfler değişiyor, yeni hapishaneler yapılıyor ama zindan hep zindan. Devlet hep ceberrut

 

Kadının beyanı

Kadının beyanı

Siyaset ve erkek yargı “hak etmiş” kadınları duymadı bugüne kadar...

 

Taksim, yine...

Taksim, yine...

Bugünkü Taksim eylemi de kitle direngenliğiyle akıllara kazındı. Taksim'i, İstiklal'in tüm ara sokaklarını ablukaya almasına rağmen direnişi kıramadı!

 

Ukrayna ne anlatıyor?

Ukrayna ne anlatıyor?

Ukrayna, “uzakta” olup biten bir 'dış haber' gözüyle görülmemeli!..