20 Şubat 2014

Ford bülteni özel sayısı çıktı

Köln Ford'daki temsilcilik seçimlerini işleyen Devrimci Sendikal Birlik Bülteni özel sayısı işçilerle buluşuyor

Ford bülteni özel sayısı çıktı
Köln Ford fabrikasında temsilcilik seçimlerini işleyen Devrimci Sendikal Birlik Bülteni özel sayısı Ford işçileri ve bölgedeki diğer işçi ve emekçilerle buluşuyor:
Mart ayında Köln Ford Fabrikası‘nda temsilcilik seçimleri var. İşçi temsilciliği için aday listeleri açıklanmaya başlandı. Seçim kulvarın, uzun mücadeleler sonucu elde edilen hakların adım adım kırpılarak yok edilmeye çalışıldığı koşullarda giriliyor.

Bu koşullarda sınıfın çıkarları daha net savunulması gerekirken işçi temsilciliğine aday olanlarda bariz bir eksen kayması yaşanıyor.

Irçılık, mezhepçilik alternatif olmaz
Ezme politikasının parçası olanlar ezilenleri savunamazlar. Türkiye'de “patron”, Köln'de “işçi” zihniyeti olan, işçilerin haklarını savunduklarını söyleyen, kendilerine alternatif liste diyen gerici ve yobaz takımı var. İşçiler arasında etnik köken, ırk ve din ayrımı yaparak, yerli ve yabancı göçmen işçilerin yıllardır ortak işçi kültürü yaratma mücadelesini, ortak yaşamı tahrip ediyorlar. İşçileri birbirlerine karşı kışkırtıyorlar. Gezi eylemi gibi en demokratik hak arayışlarına satırlarla saldıranlar nasıl demokratik alternatif olabilirler.

Fakat kendisine “demokratım, ilericiyim” diyen adaylar da bu eksen kaymasının anaforuna kapılmış durumda. Tekelin ABD’den sıkıştırmasıyla Fiesta marka otoların Köln’de üretilip üretilmeyeceği tartışmalarının yoğunlaştığı şu süreçte “işverenin rekabet gücünü” düşünmek kendisine işçileri temsil etmeye adayım diyenlere kalmış gibi, “işyerini korumalıyız” kaygısıyla savunma hattı çürük bir zemine kuruluyor. Toplusözleşmelerle kazanılmış hakların iç anlaşmalarla yok edilmesine seyirci kalınabiliyor. Aynı firma içinde farklı ücretlerle çalışan “kiralık işçiliği”, taşeron işçiliği doğallaştıran bir anlayış egemen.

Kadrolu işçilerin de ERA (Ücret Çerçeve Sözleşmesi) uygulanmasına bütünüyle geçilmesiyle Fordkar marjını daha fazla artıracakken, “ERA uygulamasından dolayı kimsenin ücret kaybı olmayacağı” söylemleri temsilci adayları tarafından da savunulabiliyor. Oysa daha önce kazanılmış hakları işçilere bağışlamış gibi gösteren ERA sözleşmesinin ilerde ücretleri ortalama 400 Euro düşüreceği sır değil.

Fiesta üretimi Demoklesin kılıcı
Ford tekelinin ABD’den yaptığı baskıyla 1976 yılından beri üretilen Fiesta modelinin yeni versiyonunun Köln’de üretileceği söyleniyor. Bu ücretler ve hakların tırpanlanmasına ses çıkarılmaması gerektiği demagojisiyle bir tehdit olarak kullanılıyor. Ford Şefi Mattes’in işyeri toplantısında söylediği “Almanya’da üretim çok pahalı” sözleri bu tehdidin bariz göstergelerinden biridir. Yine söylediği, “Köln’de üretilecek yeni Fiesta modeli küresel olarak rekabet edebilmeli” sözleri “işyerini kaybetmek istemiyorsanız, Ford tekelinin Almanya’da Fiesta modeli üretmesine, karlarını artırmasına sesinizi çıkarmayın, ücretlerin ve kazanılmış hakların bir parça gitmesine rıza gösterin” demekle eşdeğerdir.

Ford tekeli sadece ve sadece Avrupa’daki tesislerini daha karlı hale getirmenin peşinde. Bu planlar doğrultusunda Belçika ve İngiltere’deki üç fabrikayı kapattı, üretimin bir bölümünü Almanya’ya (Focus modeli) ve Türkiye’ye (Transit modeli) kaydırdı. Bunun sonuçları ortada: Toplamda 6 bin 500 işçinin işten çıkarılması! Belçika Genk Ford işçilerinin “işyerini kaybetmeyelim” kaygısıyla kazanılmış haklarından ve ücretlerinden verdikleri tavizler, direnişe geçtiklerinde ise çok geç kalmaları biz Köln Ford işçileri için önemli bir tecrübedir. İşyerini korumanın ancak ve ancak hakların tırpanlanmasını engellemek, daha ileri talepler uğruna dövüşmekle mümkün olduğunun en somut göstergesi direnişlerinden dolayı hala yargılanan Belçika Genk Ford işçileridir.

Kar marjı açıklamaları
Ford şefleri her fırsatta kar marjlarını artırmaya kararlı olduklarını açıklayarak, sert önlemlere mecbur olduklarına işçileri inandırmaya çalışıyorlar. İşin acı tarafı, bunu işçi temsilcisi adayları da tekrarlıyorlar, şu an temsilci olanlar da. Örneğin, Köln Ford Niehl ve Ford Avrupa İşyeri Temsilciliği Başkanı Martin Hening, “Kar denildiğinde neden hep ücretlere göz dikiyorsunuz, Köln’deki Fiesta modeli üretimini değişik yollardan daha karlı hale getirmenin olanakları olduğu, önce bu yöntemlere bakılmalı” diyebiliyor. Sınıfın çıkarlarını savunmak şöyle dursun “Karlarınızı artırın ama ücretlere dokunmadan” aciz açıklamasını yapabiliyor. Oysa ücretlerin aşağı çekilmesi, hasta olan işçilerin hastalığından dolayı sorgulanması söz konusu. Az işçiyle daha fazla üretim daha fazla kar isteminden kaynaklanan sağlıksız çalışma koşulları sonucu hastalanan arkadaşlarımızın hastalık halini dahi baskı aracı olarak kullanıyorlar. Kimse isteyerek hasta olmuyor. Bunun kararını doktor verir. Bu çalışanların kazanmış olduğu bir haktır. İşveren aba altından sopa göstererek yani “Biz hastalığın önüne geçmek için arkadaşlarımızla konuşarak işyerlerinden kaynaklanan hastalıkların önüne geçmek istiyoruz” diyorlar. Ama konuşma esnasında Hastalıkla ve çalışma koşullarıyla alakası olmayan “Sen yokken senin işini kim yapıyor, paranı kim ödüyor” diye tehdit ediyorlar. Üstelik buna işçi temsilcileri de alet oluyor.

Karlar ERA ile artacak
Ford'un Köln’de asıl olarak ERA (Ücret Çerçeve Sözleşmesi) uygulanmasına bütünüyle geçilmesiyle kar marjı daha fazla artacak.

Diğer bir saldırı ise işyeri temsilciliği seçimleri ardından açıklanacak olan “üretkenlik değerlendirilmesi” olacak. Bugüne kadar geçerli olan değerlendirmeler ERA ile yeniden elden geçirilecek ve ücretler Ford şeflerinin keyfine kalmış olarak işçinin üretkenliğine verilecek notlara göre dengelenecek.

2016 yılına kadar geçerli olan ve işyeri güvencesini de içeren sözleşme “işçi temsilciliği” ile tartışılmaya başlandı bile. Buna göre Fiesta modelinin yeni versiyonunun da Almanya’da üretilmesi için işçilerin ciddi tavizler vermesi isteniyor. Özetle daha önce GM-Opel ve Belçika-Genk fabrikalarında sürdürülen şantaj dönemi Ford Köln’de de uygulanıyor.

Şu an sınıftan yana, sınıf bilinçli işçilerin temsilcilik seçimlerinde öne çıkmaması, aday olmamaları büyük bir kayıp ve handikaptır. Fakat sayılan demagojileri üreten adaylara da oy verilmemelidir. İşçi sınıfını aşağılayan, azami kar amacıyla azami sömürü koşullarında tüketen kapitalistlere karşı emek gücümüzle ihtiyaçlarımızla yaşamın gerçek yaratıcısı üreticisi olan bizler sermayenin çıkarlarının tam karşısında olmaya devam etmeliyiz. İnsanca yaşanacak bir dünya için sınıf onurumuzdan taviz vermemeliyiz. “İşyerini koruma” işverenin politikasının parçası olarak değil, mücadele ederek korunur!

RSS

Korku dağları bekler

Korku dağları bekler

Burjuvaziyi faşist devlet terörünü güçlendirip boyutlandırmaya zorlayan asıl etken ve dinamikler daha derinde...

 

Yedikule zindanlarından günümüze

Yedikule zindanlarından günümüze

Yasalar değişiyor, hapishane adları-harfler değişiyor, yeni hapishaneler yapılıyor ama zindan hep zindan. Devlet hep ceberrut

 

Kadının beyanı

Kadının beyanı

Siyaset ve erkek yargı “hak etmiş” kadınları duymadı bugüne kadar...

 

Taksim, yine...

Taksim, yine...

Bugünkü Taksim eylemi de kitle direngenliğiyle akıllara kazındı. Taksim'i, İstiklal'in tüm ara sokaklarını ablukaya almasına rağmen direnişi kıramadı!

 

Ukrayna ne anlatıyor?

Ukrayna ne anlatıyor?

Ukrayna, “uzakta” olup biten bir 'dış haber' gözüyle görülmemeli!..