23 Şubat 2014

Greif'te 14. gün...

Greif Direnişi'nin 14. gününe kalabalık bir katılımla gerçekleşen emek forumu damgasını vurdu...

Greif direnişçileri, direnişlerinin 14. gününde forumlardan, çeşitli siyasi çevrelerden, gazetecilerden, Punto Deri ve HEY Tekstil işçilerinden, kültür merkezlerinden, emekçi memurlardan... oluşan oldukça kalabalık ziyaretçi grupları ile buluştu.

İşçilerin bugün yapılacak "Birlik, Mücadele, Dayanışma Forumu"na oldukça titiz bir hazırlık yaptıkları her hallerinden anlaşılıyor. Fabrikanın pencerelerine bugün için özel olarak hazırladıkları, "İşgal, grev, özgürlük!" sloganının olduğu resimli pankartı asmışlar. Konuklarını her zamanki disiplinleri ile fabrika önünde karşılıyorlar. Saat 13:00'ten sonra başlayan ziyaretçi akını, kurulan ses sistemiyle birlikte konukların sunumlarıyla devam ediyor.



davul

Ziyaretçiler kalabalıklaştıkça kültür merkezleri de sunumlarına başlıyorlar. Gölgedekiler Kültür Merkezi, taşeronluk sistemini teşhir ederek Greif Direnişi'ne de vurgu yapan kısa bir oyun sunuyor. Sahneye gelen Greif işçisi, oyunun mesajını, "Çocuğumuz hastalandığında patrondan izin isterdik, o da 'izin mizin yok işinize gelirse' derdi. İşimize gelmedi ve buradayız" sözleriye pekiştirdi.

sahne

Grup Emeğe Ezgi de burada... İşçi marşlarından oluşan sunumlarını Çav Bella Marşı ile tamamlıyorlar.

Sahneden, Greif işçisinin talepleri ve mücadelesinin tüm işçi sınıfının talepleri ve mücadelesi olduğunu belirten konuşmalar yapılıyor.

Ruhi Su Dostlar Korosu sahneye geliyor. Üç işçi türküsü seslendiren Koro, emekten yana olduklarını, Greif işçilerini desteklediklerini ve seslendirdikleri ezgilerin işçilere güç vermesini dilediklerini belirtiyor.

Greif işçilerinin bugünkü ziyaretçilerinden biri de CHP Milletvekili Süleyman Çelebi... Fabrikada işçilerle bir araya gelen Çelebi, daha sonra sahneden yaptığı konuşmada, Greif Direnişi'nin tüm işçi sınıfı açısından yakıcı bir sorun olan taşeronluk sistemine karşı mücadelede önemli bir mevzi olduğunu belirtiyor. Direnişi Meclis'te de gündeme getirdiğini belirten Çelebi, taşeronluk sisteminin kaldırılması için Meclis'te çalışmalar yürüttüklerini de sözlerine ekliyor.

Ziyaretçilerden biri Çelebi'ye CHP belediyelerinde de taşeron işçi çalıştırıldığını hatırlatınca, Çelebi kendi belediyelerindeki işçilerin iş güvencesine ve sosyal haklara sahip oldukları yanıtı veriyor!!!

Çelebi'nin konuşmasından sonra Greif Direnişi'nin bugünkü ziyaretçilerinden Marmara Romen Dernekleri Federasyonu Müzik Topluluğu sahne alıyor. Grubun ezgileri, tüm kitlede coşku ve neşe yaratıyor. Romen havaları ile oyunlar oynanıyor.

forum

Fabrika önünde yapılan etkinlik hiç susmayan sloganlarla bitirilerek "Birlik, Dayanışma, Mücadele Forumu"na geçiliyor. İlk konuşmayı DİSK Tekstil Esenyurt Bölge Temsilcisi Engin Yılgın yapıyor. Yılgın konuşmasında, Greif direnişinin taleplerinin tüm işçi sınıfının talepleri olduğunu, Greif işçilerinin tüm işçi sınıfı adına direndiklerini, kazanımlarının da sınıfın tümünün kazanımı olacağını belirtiyor! Direnişin son derece haklı bir zemin üzerinden geliştiğini ve gücünü de bundan aldığını belirten Yılgın, mücadelelerinin aynı zamanda taşeronluğa ve sendikal bürokrasiye karşı da bu haklı zemin üzerinden yükselen bir duruş yarattığını, en büyük destekçilerinin de emek dostları ve Türkiye işçi sınıfı olduğunu dile getiriyor.

Yılgın'ın konuşmasından sonra sahneye, direnişçi kadın işçilerden birinin kızı gelerek annesi için yazdığı "Anne özlemi" başlıklı şiiri okuyor. Annesini sadece kahvaltılarda görebildiğini, çok özlediğini ama, direnişte olduğu için de gurur duyduğunu anlatan şiirini, "İşgal, grev, direniş!" sloganı ile bitiriyor.

Sözü, Punto Deri direnişçilerinden Ramazan Aygün alıyor. Aygün konuşmasına, Greif Direnişi'ni selamlayarak başlıyor. Kendi direnişlerini anlatarak devam ettiği konuşmasında, emek-sermaye çelişkisinin yaşamın her alanında en keskin biçimiyle hüküm sürdüğünü ifade eden örnekler vererek, sınıf dayanışmasının önemine vurgu yapıyor. Konuşma yapan Süleyman Çelebi'yi de eleştiren Aygün, "Birleşirsek kazanırız" diyerek konuşmasını, foruma katılanları kendi direnişlerini de ziyaret etmeye çağırarak noktalıyor.

Aygün'den sonra sözü HEY Tekstil işçileri aldı. İşçiler direnişlerinin 2 yıldır sürdüğünü, yanlarında hiçbir sendikanın olmadığını, kendi olanakları ve emek dostlarının desteği ile bir şeyler yaptıklarını dile getiriyorlar. Direnişlerinin bu kadar uzun sürmesinde en başta yaptıkları hataların payı olduğunu, temeli yanlış kurmalarına neden olanlardan bunun hesabını soracaklarını belirtiyor. HEY işçisi direnişin bu kadar uzamasının diğer nedenini de muhalefetiyle-iktidar partisiyle burjuva partilerinin patronların sırtını sıvazlamaları olduğunu belirtti. Konuşmasını, biz de Greif gibi ilk günden fabrikayı işgal etseydik direniş bu noktaya gelmezdi tespiti ile bitirdi.

Aygün'den sonra Anadolu Yakası ve Avrupa Yakası forumları adına direnişi destekleyen, dayanışmayı sürdürmekte kararlı olunduğunu ifade eden konuşmalar yapıldı.



Alınteri adına işçilere hitaben yapılan kısa konuşmada da, direnişin başından beri yanlarında yer alındığı, taşeronluk sisteminin işçi sınıfına köleliğin dayatılması ile özdeş olduğu, Greif'in bu kölelik sistemine karşı açtığı bayrağın tüm sınıf adına açıldığı, bu haklı mücadelenin tüm olanaklarla destekleneceği, sadece direniş alanında değil, direnişi diğer fabrikalara-alanlara taşımak için de çaba sarfedileceği vurgulandı. Konuşma direniş bir kez daha selamlanarak "Kahrolsun ücretli kölelik düzeni!" sloganı ile sonlandırıldı.

Forum, BDSP, Mücadele Birliği, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Abbasağa Forumu, DİP, ... tarafından yapılan konuşmalardan sonra, saat 16:50 civarında sloganlarla sonlandırıldı.

RSS

Korku dağları bekler

Korku dağları bekler

Burjuvaziyi faşist devlet terörünü güçlendirip boyutlandırmaya zorlayan asıl etken ve dinamikler daha derinde...

 

Yedikule zindanlarından günümüze

Yedikule zindanlarından günümüze

Yasalar değişiyor, hapishane adları-harfler değişiyor, yeni hapishaneler yapılıyor ama zindan hep zindan. Devlet hep ceberrut

 

Kadının beyanı

Kadının beyanı

Siyaset ve erkek yargı “hak etmiş” kadınları duymadı bugüne kadar...

 

Taksim, yine...

Taksim, yine...

Bugünkü Taksim eylemi de kitle direngenliğiyle akıllara kazındı. Taksim'i, İstiklal'in tüm ara sokaklarını ablukaya almasına rağmen direnişi kıramadı!

 

Ukrayna ne anlatıyor?

Ukrayna ne anlatıyor?

Ukrayna, “uzakta” olup biten bir 'dış haber' gözüyle görülmemeli!..