25 Şubat 2014

Katilin "rapor" masalı...

Ethem'in katil sanığı Ahmet Şahbaz rapor almak için hastaneye dahi gitmemiş!

Katilin "rapor" masalı...
Elif ÖRNEK
Şahbaz'a ait kayıtlarda, üç kez rapor aldığı hastaneye gittiğine dair hiçbir bilgi bulunmuyor. Sanık polisin geçmişe dönük rapor aldığı, bu işlemin usulsüz olması nedeniyle elektronik ortama aktarılamadığı belirtiliyor.

Ankara Kızılay'da, 1 Haziran 2013 tarihindeki Gezi direnişi protestoları sırasında Ethem Sarısülük'ü vurarak öldüren polis Ahmet Şahbaz'ın, hastaneden usulsüz rapor aldığı ortaya çıktı. Sağlık sisteminde Şahbaz'a ait kayıtlarda, rapor aldığı hastaneye gittiğine ilişkin hiçbir bilgi bulunmuyor. Sanık polisin, mahkemede meşru müdafaa savunması yapabilmek için olay tarihinde değil ilerleyen günlerde geçmişe dönük rapor aldığı ve bu işlemin usulsüz olması nedeniyle elektronik ortamdaki kayıtlara geçirilemediği belirtiliyor. Şahbaz'ın raporlu göründüğü tarihte, olay yeri tutanağında imzası olduğu da ortaya çıkmıştı. Yasal mevzuat gereği tüm hastaların bilgilerinin elektronik ortama kaydedilmesi gerekiyor.

Ankara 6'ıncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın üçüncü duruşmasında yazılı savunma veren Ahmet Şahbaz, olay günü göstericilerin kendisini linç etmek istediklerini ileri sürerek "Amacım uyarı atışı yapmaktı. Uzaklaşmaya çalışıyordum. Ateş ederken atılan taşlar bana isabet ediyordu. Üç el ateş ettim. Ateş ettiğim sırada birinin yaralandığını fark etmedim. Çağrılan ambulans ile hastaneye gittim. Saat 22.00'ye kadar hastenede tedavi gördüm. 16 gün rapor aldım" dedi. Şahbaz, göstericilerin saldırısıyla yaralandığı ve bu nedenle kendisini korumak için ateş ettiği iddiasını, hastaden peşpeşe aldığı üç rapora dayandırdı.

Medicana International Ankara Hastanesi'nden alınan üç rapor mahkemeye sunuldu ve dava dosyasına girdi. Buna göre Şahbaz'a Ethem'i vurduğu 1 Haziran tarihinde iki günlük, 3 Haziran'da yedi günlük ve 10 Haziran'da yine yedi günlük olmak üzere toplam 16 günlük istirahat raporu verildi. Ancak Şahbaz'ın bu hastaneye gidişi hiçbir şekilde kayıtlara geçmedi. Darp edilme tanısıyla ortopedi ve travmatoloji servisinden alınan raporlarda, Şahbaz'ın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif ve hayati tehlike yaratmayacak şekilde yaralandığı tespitleri yer aldı. Basit bir şekilde yaralandığı belirtilen Şahbaz'a 16 gün gibi uzun süreli bir rapor verilmesi ise akıllarda soru işaretleri yarattı. Üstelik zaman geçtikçe iyileşmesi, bu nedenle ilerleyen tarihlerde daha kısa süreli raporlar alması gereken Şahbaz'a doktora ilk gidişinde yalnızca iki günlük istirahat verilmiş, ilerleyen tarihler için ise 7'şer günlük olmak üzere iki ayrı rapor düzenlenmişti.

Elektronik ortamdaki sağlık kayıtlarına göre ise Ahmet Şahbaz olaydan sonra ilk kez 10 Haziran günü bir hastaneye gitti. Bu tarihte Turgut Özal Hastanesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi'ne başvuran Şahbaz, ortopedi ve travmatoloji servisinde göründü. Ancak Şahbaz aynı gün Medicana International Ankara Hastanesi'ne giderek 7 günlük rapor aldığını iddia ediyor.
Kayıtlarda Şahbaz'ın daha sonra 12 Temmuz 2013 tarihinde bir hastaneye gittiği, bu aralıkta hiçbir sağlık işlemi yaptırmadığı görülüyor. Şahbaz, 1 Haziran, 3 Haziran ve 10 Haziran'da Medicana International Ankara Hastanesi'ne gittiğini iddia etmesine karşın, bu tedavileri hiçbir şekilde kayıtlarda yer almadı.

Medicana: Her hastanın kaydı sisteme girilir
soL'un konuyla ilgili olarak ulaştığı Medicana International Ankara Hastanesi tüm hastaların kayıt altına alındığını ve bilgilerinin elektronik sisteme işlendiğinini belirtti. Hastaneden bir başka yetkili ise "Ahmet Şahbaz'ın kayıtlarının neden gözükmediği" sorusuna "Adli vakaları elektronik ortama aktarmıyoruz, SGK'ya elden fatura gönderiyoruz" yanıtı verdi.

Medicana International Hastanesi'nin İstanbul şubesi şu açıklamada bulundu:
Adli vakalar için yalnızca yazılı belge mi oluşturuluyor" sorusu üzerine tüm hastaların girişlerinin mutlaka elektronik ortama aktarıldığı bilgisini verdi. Bu tür durumlarda kaydın "adli vaka" olarak açıldığını belirten yetkili "Doktor muayene ettikten sonra ilaç da verebilir. Hastanın ilacı eczaneden alabilmesi için örneğin MEDULA sisteminde kaydının çıkması lazım. Bu nedenle her hastanın kaydı mutlaka elektronik ortamda yapılır.
TTB: Yasal mevzuat gereği kaydedilmek zorunda
Türk Tabipler Birliği (TTB), "adli vakaları elektronik sisteme işlemiyoruz" şeklinde bir uygulama olmadığını, yasal mevzuat gereği tüm hastaların bilgilerinin elektronik ortamda kaydedildiğini hatırlattı. soL'un görüştüğü TTB yetkilisi "Çıkarılan yasa, elektronik ortama bilgi aktarılmasını zorunlu hale getirdi. Özel, devlet ya da üniversite hastanelerine giden hastaların bilgileri kaydedilerek hem SGK'yla hem de Sağlık Bakanlığı ile paylaşılıyor. Bu işlemi yapmayan hastane, getirilen yasal zorunluluk nedeniyle suç işlemiş sayılıyor" dedi.

Raporlu olduğu gün tutanak imzaladı
Olaylar sırasında kendine atılan taşlar nedeniyle yaralandığını ileri sürerek 1 Haziran'da iki günlük rapor alan Şahbaz'ın, 2 Haziran tarihli olay yeri tutanağında imzası olduğu daha önce ortaya çıkmıştı. Raporlu olduğunu iddia ettiği gün çalıştığının anlaşılması, Şahbaz'ın aldığı raporların şaibeli olduğuna işaret eden ilk somut gelişme oldu.
Sanık polis, savcılıkta verdiği ifadede "Olaydan iki gün sonra internet ve televizyonlarda görüntüleri yayımlanınca ateş ederken birinin yaralandığını öğrendim. O ana kadar haberdar değildim" demesine karşın, imzasının bulunduğu 2 Haziran tarihli tutanakta "Polis memuru Ahmet Şahbaz'ın uyarı ateşi yaptığı esnada eylemci grup tarafından yakın mesafeden atılan çok sayıda taş kendisine isabet etmiştir. Bu esnada saldırgan grubun arasında bulunan Ethem Sarısülük'ün yere düştüğü ve devamında ambulansla hastaneye götürüldüğü gözlemlenmiştir" ifadeleri yer aldı. Şahbaz davanın üçüncü duruşmasında da "Ateş açtığım sırada birinin yaralandığını fark etmedim" şeklinde savunma yaptı. Şahbaz, Sarısülük ailesinin avukatlarından Murat Yılmaz'ın duruşmada gündeme getirdiği tutanakla ilgili sorulara çoğunlukla, "olayın üzerinden çok zaman geçmesi nedeniyle hatırlamadığı" karşılığını verirken, birkaç soru üzerine susma hakkını kullanacağını bildirdi.

Şanlıurfa'ya hemen gönderildi
Sağlık kayıtları Şahbaz'ın cinayetin hemen ardından Şanlıurfa'ya gönderildiğini de gösterdi. Mahkeme, "meşru müdafaada sınırın aşılması suretiyle adam öldürme" suçundan yargılanan Şahbaz'ın ilk duruşmada hazır edilmesi için Emniyet'e talimat yazısı göndermiş, 10 Eylül 2013 tarihinde gelen cevapta sanık polisin geçici görevlendirmeyle Şanlıurfa Koruma Şube Müdürlüğü'ne atandığı açıklanmıştı. Şahbaz'ın 1 Haziran'da silahla başından vurduğu Ethem, 14 Haziran'da hayatını kaybetmişti. Kayıtlara göre Şahbaz 12 Temmuz 2013 tarihinde Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin acil servisinde tedavi oldu. Şahbaz, son olarak 1 Kasım 2013 tarihinde yine Şanlıurfa'da bulunan Özel OSM Ortadoğu Tıp Merkezi'nin acil servisine başvurdu.



Sol.org

RSS

Korku dağları bekler

Korku dağları bekler

Burjuvaziyi faşist devlet terörünü güçlendirip boyutlandırmaya zorlayan asıl etken ve dinamikler daha derinde...

 

Yedikule zindanlarından günümüze

Yedikule zindanlarından günümüze

Yasalar değişiyor, hapishane adları-harfler değişiyor, yeni hapishaneler yapılıyor ama zindan hep zindan. Devlet hep ceberrut

 

Kadının beyanı

Kadının beyanı

Siyaset ve erkek yargı “hak etmiş” kadınları duymadı bugüne kadar...

 

Taksim, yine...

Taksim, yine...

Bugünkü Taksim eylemi de kitle direngenliğiyle akıllara kazındı. Taksim'i, İstiklal'in tüm ara sokaklarını ablukaya almasına rağmen direnişi kıramadı!

 

Ukrayna ne anlatıyor?

Ukrayna ne anlatıyor?

Ukrayna, “uzakta” olup biten bir 'dış haber' gözüyle görülmemeli!..